Bir konuda zorlandığımızda çoğu zaman aynı düşünce döngüsünün içinde kalırız. Sorunu yaşayan kişi olduğumuz için seçenekleri dar görebilir, başkasına verebileceğimiz sakin ve yapıcı desteği kendimize veremeyebiliriz.

Perda’nın seans sonrası diyalog uygulaması bu noktada devreye girer. Danışan, koçluk seansı tamamlandıktan sonra benzer konuda destek arayan birine yol gösteren kişi rolüne geçer. Bu rol değişimi, kişinin kendi konusunu yalnızca yaşayan taraf olarak değil, destek veren taraf olarak da değerlendirmesini sağlar.

Rol değişimi neden etkilidir?

Bir başkasına destek verirken genellikle daha düzenli düşünürüz. Önce durumu anlamaya çalışır, sonra olası seçenekleri ayırır, en sonunda da küçük ve uygulanabilir bir adım önermeye yöneliriz. Aynı yaklaşımı kendi konumuza uygulamak, bakış açısını genişletebilir.

Bu deneyim, danışanın kendisine dışarıdan bakmasına yardımcı olur. Kişi, kendi hikayesindeki tek seçeneğe sıkışmak yerine, benzer bir durumda bir başkasına ne söyleyeceğini fark eder.

Diyalog neyi amaçlar?

Amaç hazır tavsiye vermek değildir. Diyalog, danışanın kendi iç kaynaklarını, değerlerini ve uygulanabilir seçeneklerini daha görünür hale getirir. Bu nedenle rol değişimi, koçluk seansının devamı gibi çalışır.

Ne zaman işe yarar?

Bu uygulama özellikle karar verme, ilişki koçluğu, kariyer yönü, motivasyon ve zorlayıcı duygularla baş etme gibi konularda destekleyici olabilir. Kişi, destek veren rolünde konuşurken kendi ihtiyacını daha net duyabilir.